2010 Kasım - DC

Cars 2′nin İlk Fragmanı Yayınlandı!!!

17 Kasım 2010 Yazan  
Kategori Haberler

Cars 2 (2011)Arabaların eğlenceli dünyasını anlatan Arabalar filminin devam filmi olan Arabalar 2 filminin ilk fragmanı yayınlandı. Oyuncak Hikayesi ve Kayıp Balık Nemo gibi klasikleşmiş animasyonların yaratıcılarının ilk filmde izleyiciye sundukları arabaların sımsıcak hikayesi kaldığı yerden devam ediyor. Lightning McQueen, Mater, Mack, Sally Carrera ve diğer kahramanlarımızın yepyeni maceralarına tanık olacağımız Arabalar 2 filminin yönetmenlik koltuğunda ilk filmin de yönetmenlerinden biri olan Oscar ödüllü John Lasseter ve Emmy ödüllü Brad Lewis oturuyor. Disney ve Pixar‘ın 12. uzun metrajlı animasyonu olacak olan Arabalar 2‘nin 24 Haziran 2011‘de gösterime girmesi planlanıyor. İşte; Owen Wilson, John Ratzenberger ve Bonnie Hunt gibi oyuncuların seslendirme yapacağı filmin merakla beklenen ilk fragmanı;

Film Önerileri (15-21 Kasım 2010)

14 Kasım 2010 Yazan  
Kategori Aksiyon, Filmler

Artık ”Ne izlesem?” derdine son! Her hafta sizlere film önerilerinde bulunacağım. O hafta vizyona giren kaliteli, izlemeye değer filmler ya da eski filmlerden 5 tanesini sizin seçip, kısa bir özet vererek paylaşacağım. Umarım sinema ve film sevdalıları için faydalı bir dizi olur. Evet ilk hafta için önerdiğim filmler;

1 – Saw 3D (2010) – Testere 7

Saw 3D (2010) - Testere 7Testere serisinin 7. ve son bölümü. Kafalardaki tüm soruların cevaplanacağı, efsane serinin nihayet son bulacağı film. İlk filmin yakaladığı mükemmel başarının ardından hızını alamayan yapımcılar her yıl 1 tane olmak üzere tam 7 film çektiler. Üstelik 2004‘te başlayıp 2010‘da son bulan serinin 7. filmi 3 boyutlu! Her ne kadar son son 3 film seriye yakışmasa da 7. film ”final” olduğu için bu haftanın izlenmesi tavsiye edilen filmlerinden biri. Filmin konusu ise şöyle;

Jigsaw‘un ölümcül yasası devam ederken Jigsaw‘dan kurtulan bir grup insan kendilerine yardımcı olmak için destek ararlar ve ve bu destekçilerin en başında Bobby Dagen adında Jigsaw‘dan kurtulmuş biri vardır. Bobby‘nin gizli sırlarından yeni bir terör dalgası ortaya çıkacaktır.

2 – New York’ta Beş Minare (2010)

New York'ta Beş Minare (2010)Her ne kadar klişelerden uzak duramamış bir film olsa da Türk sineması için umut veriyor. Ortalama bir Hollywood filminden pek farkı olmayan filmin Türk filmleri içinde başarılı sayılabilmesi ise sinemamızın vahim bir durumda olduğunu gözler önüne seriyor. Benden çok önemli bir tavsiye ve uyarı! Siz siz olun filmi sakın Türkçe dublajlı izlemeyin! Arkadaşlarım tarafından alınan sinema biletinin aslında dublajlı olan seansa alındığını anladığımda malesef çok geç olmuştu. Filmin yarısında çıkmak zorunda kaldım. Bu yüzden filmin 2. yarısı hakkında pek bir bilgim yok. Ancak dublajlı hiçbir film izlememe prensibini edinmiş biri olarak daha fazla dayanamazdım. Bu yüzden filmi yarıda kesmek zorunda kaldım. Özellikle Hollywood‘lu başarılı oyuncular Danny Glover, Gina Gershon ve Robert Patrick‘i Türkçe konuşurken görmek insanı çileden çıkarttı. Orijinal diliyle Türkçe altyazılı olarak izlerseniz keyifli bir film izlemiş olacağınıza inanıyorum.  En azından Haluk Bilginer gibi iyi bir aktörün oyunculuğunu görmek bile yetecektir. Filmin konusu;

Kırmızı bültenle aranan ve ismi fenomene dönüşen radikal dinci bir örgütün lideri Deccal kod adlı suçlunun Amerika’da yakalandığı bilgisi gelir. Teşkilatın en başarılı iki polisi Amerika’ya suçluyu teslim almaya giderler. Bundan sonrası kolay gibi görünür ama hiçbir şey göründüğü gibi değildir. İstanbul, New York, Bitlis üçgeninde geçen hikaye, yakın dönemin Türkiye’sini sorgularken, 11 Eylül sonrası Amerika ve dünyanın İslam ile olan paranoyasının altını çizecektir.

3 – Ladri di biciclette (1948) – Bisiklet Hırsızları

Ladri di biciclette (1948) - Bisiklet HırsızlarıBu hafta 2. kez izlediğim muhteşem klasiği sizlere öneriyorum. Bir babanın çalınan ekmek teknesini geri almak için neler yapabileceğini ve ne kadar ısrarcı olabileceğini hafızlarınıza kazıyacak, sıcacık ama sonlarına yaklaştıkça buz gibi olan bir film izlemeye hazır olun. Gerçek dram filmi nasıl çekilir, göreceksiniz. Filmin yürek burkan finalinde ise gözyaşlarınıza hakim olamayabilirsiniz. Bittikten sonra sizi öyle bir durumda bırakacak ki doğru ve yanlış arasında kalacaksınız. Hak vereceksiniz ama ”Keşke!” diyeceksiniz. Neyse daha fazla ayrıntısına girmeden filmin konusuna geçelim;

Filmde Vittorio De Sica, II. Dünya Savaşı sonrası yoksul Roma atmosferi içerisinde, var olma mücadelesi veren sıradan bir işçi perspektifinden, umut, utanç ve yitiriliş üçgeni ekseninde insanlık durumunu gözler önüne sermektedir. Bir süredir işsiz olan Antonio Ricci‘nin yeni işi için aldığı ve iş için çok gerekli olan bisikleti, bir afişi yapıştırdığı sırada çalınır. Polis hırsızı kendilerinin bulmalarını söyleyince Antonio ve 10 yaşındaki oğlu Roma’yı karış karış dolaşarak bisikleti ararlar.

4 – Monsters, Inc. (2001) – Sevimli Canavarlar

Monsters, Inc. (2001) - Sevimli CanavarlarSıkı durun! Sevimli canavarlar geliyor!!! Gerçekten de çok sevimliler. Özellikle James P. “Sulley” Sullivan‘a pek bir kanınız ısınacak. Küçük Boo‘nun ise yanaklarını sıkmak isteyeceksiniz. Disney ve Pixar‘ın yarattığı şaheserlerden bir diğeri olan Sevimli Canavarlar‘ın absürt dünyası ilk başta size garip gelebilir ancak filmin ilerleyen dakikalarında kendinizi o dünyanın içinde bulacaksınız. Hala izlemediyseniz hemen izleyin. ”Ben bu klasiği daha önce izledim DC!” diyorsanız da tekrar izlememeniz için hiçbir neden yok. Canavarların tatlı dünyalarına girmek isteyenler bu haftanın tavsiye filmlerinden biri de Sevimli Canavarlar. Konusu;

Canavarlar Dünyası adlı kendilerine has bir diyarda yaşayan ve enerji toplamak için arada bir insanların bulunduğu ortamlara gelmek zorunda kalan canavarların öyküsünü anlatıyor. Geliyorlar, çünkü Canavarlar Dünyası‘nın enerji kaynağı, canavarlar tarafından korkutulan insanların attığı çığlıklar. Gerçekte kötü niyetli olmayan bu tuhaf yaratıklardan Sully günün birinde kazara küçük bir kızı da Canavarlar Dünyası‘na getirince, tek gözlü arkadaşı Mike başta olmak üzere tüm canavarlar dehşete kapılıyor. Neden mi? Çünkü Canavarlar Dünyası‘ndaki inanışa göre insanlar toksik etki yapıyorlar ve küçük kızın varlığı onlar için bir salgın hastalık tehdidi anlamına geliyor…

5 – The Hangover (2009) – Felekten Bir Gece

The Hangover (2009) - Felekten bir Gece”Bir komedi filmi ne kadar kaliteli olabilir ki?” dediğinizi duyar gibiyim. Bana güvenin. İzlediğiniz komedilere hiç benzemiyor. Gerçekten başarılı bir iş çıkarmış yönetmen Todd Phillips. Bir sabah kalktığınızda önceki geceye ait hiçbir şey hatırlamasaydınız ne yapardınız? Üstelik pek çok şeyin eskisi gibi olmadığını fark etseydiniz cevaplarını merak ettiğiniz soruları cevaplamak için bir arayış içine girerdiniz sanırım. İşte Hangover‘ın hikayesi de buna dayanıyor. Müzikleri, dozunda mizahı, Las Vegas‘ın ışıklı dünyası ve Zach Galifianakis‘ın inanılmaz komikliğiyle bu haftanın komedisi ve eğlencesi Hangover! Filmimizin konusu ise;

Filmde arkadaşlarının düğününden iki gün önce bekarlığa veda partisi vermek için Las Vegas‘a giden dört arkadaş, sarhoş oldukları parti gecesinin sabahında odalarında bir kaplan, tavuklar ve dolapta ağlayan altı aylık bir bebek ile uyanırlar. Ayrıca damat ortada yoktur. Bir gece öncesine dair hiçbirşey hatırlamayan üç arkadaş ip uclarını takip ederek işlerin nerede kontrolden çıktığını bulmak zorundadırlar. En önemlisi de damadı bularak zamanında Los Angeles‘a düğününe yetiştirmeleri gerekmektedir.

Bu haftanın tavsiye filmlerini kendimce yazdım. Gelecek hafta görüşmek üzere, sinema ve film dolu günler…

- DVD COLLECTOR -

Little Fockers’ın Son Fragmanı Yayınlandı!!!

13 Kasım 2010 Yazan  
Kategori Haberler

Little Fockers (2010)22 Aralık 2010‘da gösterime girecek olan Meet The Parents serisinin 3. filmi Little Fockers‘ın son fragmanı yayınlandı. Robert De Niro, Ben Stiller, Dustin Hoffman, Owen Wilson, Barbra Streisand, Teri Polo ve Jessica Alba‘nın rol alacağı filmin son fragmanına bakılırsa 3. film de izleyenleri gülmekten kırıp geçirecek.

Çocukları olan Greg Focker ve Pamela Byrnes-Focker çiftinin aile yönetimine el atan Jack Byrnes, Greg‘e otoriter bir baba olmasını tavsiye eder. Hatta ”Baba” kavramını biraz abartan Jack, Greg‘e ”The Godfocker” olmasını söyler. Baba 2 filminde Don Vito Corleone‘u canlandıran Robert De Niro, bu kez Baba 3‘teki Michael Corleone karakterini canlandıran Al Pacino‘nun taklidini yapıyor!

Sakarlıkları ve talihsizliği ile her şeyi yüzüne gözüne bulaştıran Greg, bu kez küçük Focker‘ların dertleri ile uğraşmaya çalışıyor. Tabi sonun yine hüsran olacağı fragmandan belli oluyor.

Robert De Niro‘nun bu yıl rol aldığı 3. film olacak Little Fockers, bu yılın en iddialı komedilerinden biri olacağa benziyor. İşte filmin resmi sitesinden yayınlanan son fragman;

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...


Dvd-Collector.Org’s Worldwide Traffic Rank